Ana Sayfa >>Sizin Yazdıklarınız >> Ufuk Duruman - 1

Ufuk DURUMAN

Ankara'nın tango sitesinden tüm tangoseverlere merhaba.
Bizlere, ayrı ayrı ulaştığımız tüm bilgileri ve haberleri mümkün olduğu kadar birarada ulaştıracağını umduğumuz bir sitede buluştuk. Şimdilik yavaş yavaş ilerliyoruz, ama arzu ettiğimiz boyuta ulaştığında hep birlikte paylaşacağımız keyifli bir buluşma noktası olması amacımız.

Her zaman yaptığım gibi duygularımı yine sizlerle paylaşmak istiyorum. Her insanın bir kişiliği olduğu gibi şehirlerin de karakterleri var. Bu anlamda sevgili kentim Ankara da kendine özgü elbette. Ne İstanbul gibi kozmopolit, ne İzmir gibi rahat. Ankara samimi ama ciddi bir şehir. Yabancı misyonun, üst düzey bürokrasinin yer aldığı, yüksek sayıdaki öğrenci ve memur nüfusu ile düzenli; bu nedenle de yazın çok fazla sakin, kışa doğru canlanan bir şehir. Son zamanlarda daha kısa sürse de, Ankara'nın baharları muhteşemdir. Hele de sonbaharı. Bana hayatımın en zevkli zamanı olan üniversitedeki günlerimi hatırlattığından mıdır, yoksa hep sonbaharda başlayan aşkları çağrıştırdığından mıdır nedir, sonbahar tüm hüznüne rağmen bana mutlu bir mevsim gibi gelir. Geçtiğimiz hafta Ankara'ya sonbahar geldi. Şöyle, adam gibi bir sonbahar, serin sabahlar, zaman zaman yağmur ve dökülmeye başlayan yapraklar ile. Bütün yaz, aşırı sıcaklarla canımızdan bezdiren güneşi şimdiden özlemeye başladım. Ağustos'un mis kokulu Ayaş domatesi, yerini buğulu İzmir üzümüne; çiçekli elbiseler, tiril tiril ketenler de yerini yünlülere bırakıyor yavaş yavaş. Persepone, yeraltı tanrısı Hades'in yanına inerken havalar soğuyor, günler kısalıyor. Ankara'lı bir tangocu olarak benim sevdiğim günler bunlar, çünkü kumsalları, havuz başlarını ve açık havada yemek yemeyi tercih edenler artık milongalara geri gelecek. Boşalan milongalar tekrar sevdiğimiz yüzlerle dolacak. Dün başlayandan yıllardır dans edene kadar hepimiz bir araya geleceğiz.
Üstelik Ekim ayına çok hızlı giriyoruz. Yazın mola veren dersler tekrar başladı, 8 - 10 Ekim'de Tangotürk'ün Julio Balmaceda & Corina de la Rosa Atölye çalışması, aynı hafta Shine'da Metin Yazır Atölye çalışması var. Hafta içinde üç milonga, ayda bir dördüncüsü, Pazarları (şimdi) Kavakyeli'nde tango sohbet ve pratiği var. Ama Pazartesi ve Perşembe hala boş…
Ankara'da seçeneklerin artması beni bir yandan çok sevindiriyor, bir yandan da hepsine gidememekten dolayı üzüntü duyuyorum. Eh, biliyorsunuz, Tango benim gibi kimi ömür boyu sürecek bir enfeksiyona tutulmuşlar için hayat kadar değerli, ama canım, yapılacak başka işler, görülecek başka dostlar da var.Hem, özlem her zaman sevgiyi diri tutar.Zaten hani, tango hayatla özdeş ya, tıpkı yaşarken yapılması gerektiği gibi, tango yaparken de yaptığı işi ciddiye aldığı kadar tadını da çıkarmayı unutmamak gerek, yani dansa hem ciddi hem de neşeyle yaklaşmak, yapamadıkları için hırs yapacağına, yapabildiklerinden mutlu olmayı öğrenmek lazım. Benim kendi adıma "iyi dansçıyım" diyebilmem için her seviyedeki dansçıya uyabildiğim günün gelmesi gerek.

Bu yeni mevsimde, her milonga ve etkinliğe katılanından, sadece derslere gidenlere kadar tüm dansçılara tekrar merhaba. Hocalarımızdan yeni başlayana kadar herkese, dans etmese de izleyen, izlemese de dinleyenlere de merhaba…

Ufuk DURUMAN

Ufuk DURUMAN'ın diğer yazıları

Sayfa Başına Dön

Bu Siteyi Kullanarak "koşullarını" kabul etmektesiniz
Warning: include(inc/update_copyright.inc) [function.include]: failed to open stream: No such file or directory in /home/.furstenberg/altugbayrak/ankaratango.com/makale/makale20031001.php on line 78

Warning: include() [function.include]: Failed opening 'inc/update_copyright.inc' for inclusion (include_path='.:/usr/local/php5/lib/php:/usr/local/lib/php') in /home/.furstenberg/altugbayrak/ankaratango.com/makale/makale20031001.php on line 78