|
Ana
Sayfa >>Sizin Yazdıklarınız
>> Ufuk DURUMAN - 2
Ufuk DURUMAN
Manwoman - part II
Bundan altı ay kadar önce, partneri olmayan bir kız arkadaşıma eşlik
etmeye başladığımda size erkek olmak ile ilgili duygularımı anlatmış,
serüven devam ettikçe devamını da aktaracağıma söz vermiştim. Serüven
gerçekten devam ediyor.
Takipçi olarak dans ettiğimde çoğu zaman yanlış attığım adımların kusurunu
kendimde bulmuş ve "daha iyi takip edebilmenin yöntemi ne ola ki?"
diye kendimi sıkıca hırpalamışımdır. Ama şimdi bambaşka bir şey fark ediyorum.
Derslerde eğitimin parçası olarak partner değiştirdiğimizden ve de ben
sınıfın "erkek kadın"ı olduğumdan, pek çok farklı hanımla dans
ediyorum. Üstelik arkadaşlarımdan da kendimi denememe izin verenler çıkıyor.
Öncelikle şunu söyleyeyim, beyler çok şanslısınız. Hanımlar tutması pek
hoş şeyler.
Aslında bildiğiniz başka bir şeyi dile getirmek istiyorum: iyi gün -
kötü gün durumu… Hepimiz biliriz, bazı gün daha iyi dans ederken bazı
gün bir türlü beceremeyiz. Benim kız arkadaşımın da iyi ve kötü günleri
oluyor. Söylemek istediğim şu: aynı kişi ile de olsa dansınızın aynı olmayabileceği.
Çok iyi hatırlıyorum, bir kişi ile bir milongada inanılmaz bir uyum yakalayıp,
bir diğerinde hiç uyamadığım olmuştur. İkimiz de hala aynı insanlar olduğumuz
halde. Bu nedenle bence hatalarımızı düzeltmeye çalışmaya devam, ama önemli
olan yaptığınız dansın keyfine varmak. Yoksa insan, iyi yönlendirdim mi,
iyi takip ettim mi diye kendini sıkarsa iş keyif olmaktan çıkıp göreve
dönüşüyor, çok iyi bilindiği gibi, görev olan hiçbir şey de yapılmak istenmez…
Şöyle bir bakın dans pistine, dansını beğendiğiniz kişilerin yüzlerine
bir göz atın, eminim kendini sadece dansa vererek dans ettiğini göreceksiniz.
Tıpkı erkeklerde olduğu gibi, kadınların da da birbirinden çok farklı
enerjileri var. Erkeklerdeki riziko yanlış tutmaları, denge bozmaları
ise, kadınlarda da yanlış yönlenme ve duruş bozuklukları olabiliyor. Ama
ne fark ettim biliyor musunuz? Her ikisinde de dansı en çok bozan şey
kararsızlık. Kararsız bir erkeğin verdiği enerjiyle hiçbir yere gidilemediği
gibi, nereye adım atacağına karar veremeyen kadın da dansın akışını engelleyebiliyor.
Kararlı bir adım yanlış da olsa toparlanabilir bir şey. Bir başka gözlemimi
daha söyleyeceğim, İyi bir tutuş dansın yarısı ediyor. Ne zaman kibarca
(kadınca!) tutmayı bırakıp eşimi sıkıca kavrar ve adımı öyle atarsam daha
iyi cevap aldığımı fark ettim. Yani diyeceğim şu ki, beyler, eşinizi kararlı
tutun ve adımınızı kararlı atın. Hanımlara önerim de kendilerini dik tutmaları,
o zaman insan öyle hafifliyor ki anlatamam. Bir de karşıdan ne algılıyorsanız
adımınızı ona göre atmak. Tahminde bulunmayın. İşi akla değil yüreğe ve
sezgilere bırakın. Biraz Zen çalışmak da yararlı olabilir J
Dans asla tek yönlü değil. Paylaşım, karşılıklı öğrenme ve dansın tadını
birlikte çıkarma.
Ben uzman değilim, topu topu iki yıldır dans ediyorum. Bütün bunlar benim
kişisel görüş ve deneyimlerim ve kendi öğrendiklerimi paylaşma arzusu
ile bunları aktarıyorum. Bu nedenle tartışmaya açık.
Herkese sevgiler..
Ufuk DURUMAN
Ufuk Duruman'ın diğer yazıları
>>
[Sayfa başına dön]
|