|
Ana
Sayfa >>Makaleler
>> Aralık / Ece TEMELKURAN
Ece TEMELKURAN
Ece Temelkuran'ın Milliyet'te çıkmış bir yazısıdır
Bazı danslar bazı yaşları bekler
'Erkek kadına tuzaklar kurar. Kadın da o tuzaktan kurtulmaya çalışır.
Tango budur!'
Eskiden ağzının üzerine siyah bir martı konmuş gibi duran bıyıkları olan,
sonra herkesi endişelendiren maceralarını yaşamak için, martıları kesip
çok uzaklara giden bir adam bir gece böyle demişti. Ardından da eklemişti:
"Ayaklarıma bakma; tuzağa düşersin. Göğsümü izle!
Göğsüm kuracağım tuzağı ele verecektir. Tangoda ayaklar bir ayrıntıdır!
Bu, tuzakların dansıdır."
Sonra bir gece bütün kadınlarla dans edip, her birini tuzaklara düşürüp...
Bununla yetinmeyip Tom Waits çalarken bir adamla gitgide daha çok erkekleşerek,
sanki sonu ölümle bitecekmiş gibi tango yapıp... Martıları alıp sonra,
yine çok uzaklara gitmişti
Tekinsiz danslar
Zaman geçti. Birbirlerini ayaklarına bakarak, etamin işler gibi tango
yapanları gördüm. Tuzak kurmayı beceremeyen adamlar, kurulamayan tuzaklarla
cebelleşen kadınlar gördüm. Evli çiftlerin ehlileştirilmiş tango dersleri
için birbirlerini hırpaladığını, çoktan ele geçirilmiş, teslim olmuş kadınların,
kurulmaktan çoktan vazgeçilmiş tuzaklaradüşmemeye çalışıyormuş gibi yaptığını
gördüm. Bu "pis" dansı, "temizlemeye" çalıştıklarını
seyrettim. Bütün bu ehlileştirme çabalarına rağmen her tango dersinin
tekinsiz hikayelerle son bulduğunu duydum hep. Tangonun "bir -ki
üç" diye öğrenilse, "temizlense" bile tekinsiz bir şey
olduğunu...
Tuzakların insanları
Oysa bazı danslar, bazı yaşları bekler. Birine, hiç yüzüne bakmadan bir
şey diyebilmek için biraz ihtiyarlamalıdır insan. Tuzaklar oyununu sürdürme
sabrı için biraz yaş almalıdır. Ayaklar, birbirine dolanmadan bir sabır
oyununu devam ettirmek için kimi yollardan geçmiş olmalıdır. Bu kadar
efendice kederlenmek, bir keder dansı yapmak için çalçene acılardan geçilmiş
olmalıdır. Bir şeyi çok isteyip de yapmamayı bilmek gerekir tangonun "olması"
için. Tango istemek ve istediğini belli etmemek dansıdır biraz.
İstemek ve istediğine yaklaşmamakla ilgili.
Denizcilerin Arjantin meyhanelerinde "kötü" kadınlarla beraber
yarattıkları bu dansın asıl hikayesi, gidecek olanı istemektir. Tango
kalıcı olanların değil, hep gidecek olanlaryn dansıdır. Ele geçirilemeyenler
arasında sessiz bir kavga... Beraber bir tuzağın koynuna düşmeyi çok isteyen
ve bunu ilk kimin söyleyeceğini yoklayan bir kadınla bir adamın dansı...
Çok korkan belli etmeyen iki kişinin birbirine meydan okuyuu... "Sevdim
de vermediler" ağlaşması değil, "Ben seni hiç sevmedim"
yalanı. Kim önce dökülecek, kim önce teslim olacak sınanması... Astor
Piazzola çalıyor... Aklıma, giden denizcilerin tuzaklarına fena düşmüş,
ama hiç düşmemiş gibi yapmış, iki memesinin arasından kan sızarken dönüp
giden adama bir kere bile bakmamış kadınlar geliyor.
Zor.
Tango yapmak için biraz daha büyümek gerekiyor.
Ece Temelkuran
Milliyet - 27/12/2002
[Sayfa başına dön]
|