Ana Sayfa >> Tango Deneyimi

Tango Deneyimi

Tango, Amerikan Caz müziğine benzer bir çevrede gelişti. Kültürlerin çatışması ve müzikal-dans deneyimleri yeni müzik ve dans formları yarattı. Tangonun kökeni ve altın çağı boyunca Arjantin, gençlik yıllarında vatanlarından -özellikle Avrupadan- göç etmiş Arjantin muhitiyle boğuşan insanlarla ağırlıklı olarak (özellikle) erkeklerle doluydu. Onların yabancılığı, anavatanlarına özlemleri, sevgilileri ve anlamlı hayatları "Naranjo en Flor" ve"Charlemos" gibi şiirlerde kendini gösterir.

Naranjo en Flor - Çiçek Açmış Portakal Ağacı (1944)

Muzik: Virgilio Exposito
Sözler: Homero Exposito (1918-1987)
Türkçe : Banu Akkor
Era mas blanda que el agua,
que el agua blanda,
era mas fresca que el rio,
naranjo en flor...

Y en esa calle de estio,
calle perdida,
dejo un pedazo de vida
y se marcho...

Primero hay que saber sufrir,
despues amar, despues partir
y al fin andar sin pensamiento...
Perfume de naranjo en flor,
promesas vanas de un amor
que se escaparon en el viento...

Despues, que importa el despues?
Toda mi vida es el ayer
que me detiene en el pasado,
eterna y vieja juventud
que me ha dejado acobardado
como un pajaro sin luz.

Que le habran hecho mis manos?
Que le habran hecho
para dejarme en el pecho
tanto dolor?

Dolor de vieja arboleda,
cancion de esquina
con un pedazo de vida,
naranjo en flor...

O, sudan yumuşaktı (ılıktı-hafifti)
Sudan hafif...
O, nehirden daha canlıydı,
Portakal ağacı çiçeğinden...

Bu yaz sokağında,
Bu kayıp sokakta,
Hayattan bir parça bıraktı
ve gitti...

Önce ızdırabı bilerek,
ardından nasıl sevdiğini ve nasıl gittiğini...
Düşüncesiz sokaklarda son yürüyüş...
Portakal ağacı çiçeği kokusu,
Rüzgarla kaçan aşkın vaatleri (sözleri)
faydasız...

Sonra, önemli mi?
Tüm hayatım, beni geçmişte alıkoyan,
ölümsüz,
ihtiyar gençliğimi yıldıran bir dün
Tıpkı ışıksız (güneşsiz)
bir kuş gibi...

Ellerim ona ne yaptı?
Ellerim göğsümde, b
u kadar acı için
ne yaptılar?

Yaşlı meyve bahçesinin acısı,
Bir sokak köşesinde
yaşam parçasıyla bir şarkı
Portakal ağacı çiçeği..

Bu sözlerin güzelliği bize büyük Homero Expostos'un şairliği ve yaratıcılığını ama özellikle de kayıp aşkı; başka yer ve zamanda var olan, şiddetle çarpan, baharda açan portakal ağacı çiçeği kokusu gibi gelip geçici ya da tango sırasındaki iletişimi, bağı içeren aşkı gösterir. Tango sona erene kadar sözlerden ayrılık duygusu, ızdırap, geçmişe özlem, vicdan azabı ya da nerede yanlış yaptığını sorgulama duyguları anlaşılır. Kayıp aşk belki bir kadın, gençlik, canlılık, geride bırakılan ve portakal bahçesi ile sembolize edilen anavatan (belki de İspanya) ya da Tango'nun üç dakikasında var olan ilişkinin-bağın kuvvetli his dünyasını sadeleştirir.

Charlemos -  Haydi Sohbet Edelim (1941)

Müzik ve Söz : Luis Rubinstein
Tercüme : Banu Akkor
Belgrano sesenta once?
Quisiera hablar con Renee...
No vive alli?... No, no corte...
Podria hablar con Ud.?

No cuelgue... la tarde es triste.
Me siento sentimental.
Renee yo se que no existe...
Charlemos... Usted es igual... 

Charlando soy feliz...
La vida es breve
Soniemos en la gris
tarde que llueve... 

Hablemos de un amor...
Seremos ella y el
Y con su voz
Mi angustia cruel
sera mas leve. 

Charlemos, nada mas.
Soy el cautivo
de un suenio tan fugaz
que ni lo vivo. 

Charlemos, nada mas,
que aqui en mi corazon,
oyendola siento latir
otra emocion... 

Que dice? Tratar de vernos?
Hablemos sin conocernos
Sigamos con la ilusion...
corazon a corazon... 

No puedo.. no puedo verla.
Es doloroso, lo se...
Como quisiera quererla!
Soy ciego... Perdoneme... 

Belgrano 6011 mi?
Renee ile konuşmak istiyorum...
Orada yaşamıyor mu?...Hayır, hayır, telefonu kapatmayın...
Seninle konuşabilir miyim?

Kapatmayın... Akşam üstü kasvetli,
Kendimi Duygusal hissediyorum,
Biliyorum Renee diye biri yok...
Hadi sohbet edelim... Sen de onla aynısın...

Sohbet beni mutlu etti...
Hayat öyle kısa ki...
Hadi hayal kuralım bu gri
Yağmurlu akşam üzerine..

Hadi bir aşk hakkında konuşalım
Senin sesinle
"Onlar" olalım...
Benim dayanılmaz
Acım hafifler...

Hadi sadece konuşalım, sadece...
Ben yaşayamayacağım
Geçici bir hayalin
Mahkumuyum,

Hadi konuşalım, sadece.
Burada, kalbimde,
Seni dinleyerek kalbim
Başka duygulara doğru çarpıyor..

Ne diyorsun? Birbirimizi görmek mi?
Görüşmeden sohbet edelim,
Bir hayal ile konuşalım
Kalp kalbe...

Yapamam... Seni göremem...
Bu acı verici, biliyorum...
Seni sevmeyi ne kadar çok istiyorum
Ben körüm, beni affet

İlk dizede 'Charlemos'un körlüğü onu toplumdan izole eden yalnız bir adam olarak yorumlanabilir. Charlemos sevgiye olan ihtiyacını, engelini sağlıklı bir kadına kabul ettirme konusunda tereddütlü olduğundan ve asla onu görüp konuşamayacağını bilerek, telefonda hiç tanımadığı bir yabancıyla gidermeye kalkışır.

Ancak son dizeleri harfi harfine tercüme etmeye gerek yoktur. Anlatıcı, Renee'nin aşkını kaybettiği için üzüntüsünden mecazi olarak kör olabilir ve teselliyi başka kadında aramıştır. 'Renee, yo se que no existe...Biliyorum Renee diye biri yok...' ifadesi de mecazi olarak Renee'nin onun için 'artık' var olmadığı şeklinde yorumlanabilir.

Anlatıcı,
Hablemos de un amor...
Seremos ella y el
Y con su voz
Mi angustia cruel
sera mas leve.
Hadi bir aşk hakkında konuşalım
Senin sesinle
"Onlar" olalım...
Benim dayanılmaz
Acım hafifler...

Yabancının ve onun Renee ve yeni sevgilisi olduğu fikrini edinmiş olabilir. Bu role girmek, gri (karamsar) akşam üzerinde ızdırabını ve üzüntüsünü yumuşatacaktır. Yabancının kadınsı sesi biraz teselli eder ama sonunda gerçek değişmemiştir ve onun Renee, kendisinin de Renee'nin yeni sevgilisi olmadığını farkeder. Kadın buluşmayı teklif ettiğinde hayali tercih ettiğinden buluşmayı reddeder.

Muhtemelen Renee anlatıcının anavatanını simgeliyordu ve yabancı da Arjantini temsil ediyordu. Muhtemelen çünkü erkeğin Arjantin için kendi anavatanını terketmesini reddetmişti. Kendisini, bulamadığı, geri dönemediği, varlığı hakkında şüphe duyduğu anavatanı tarafından reddedilmiş, ihanete uğramış hisseder. Bu ızdırap ve körlük duyguları içinde vatan özlemini Arjantinle doldurmaya çabalamış fakat yapamamıştır. Yabancı buluşmalarını teklif ettiğinde kendi yaşamı hakkındaki gerçeği anlatmak gerektiğinden hayal dünyasını tercih etmiştir.

Arjantin Tango Dansının kendisi, özellikle uygun bir yabancıyla (tanımadığınız biriyle) dansettiğinizde benzeri duygular yaratabilir. Güzel ve büyülü bir tango süresinde kelimelerle tarif edilemeyecek bir şekilde birbirimizin kalbine dokunuruz. Kişisel hikayemizden ziyade ruhumuzun derinliğini içeren, sevdiğimiz, sevildiğimiz, ait olduğumuz eve dönüyor duygusunu hissederiz. Sonra ne yazıkki şarkının sonunda dans sona erdiğinde bir yabancı olarak masalarımıza, odanın köşelerine çeklir, geri döneriz. Daha da kötüsü konuşmaya başlar ve ortak olan tek yönümüzün iyi çalışılmış bir tango dansçısı geçmişi olduğunu görürüz. Belki de bu yüzden, "Charlemos"ta sanatçının söylediği gibi, yabancı olmak ve kendi hayallerimiz ile kalmak daha iyidir.

Paper Tango'da, Julie Taylor'un genç bir milonguerodan aktardığı alıntısında genç milonguero diyor ki; 'Tango'da partnerinizle beraberken ki kim olduğu önemli değil, erkek ve evrensel duygulara sahip herkes hayatındaki en acı, keskin anları hatırlar. Ben Tango yaparken partnerimin konuşmasını sevmem. Eğer konuşursa cevap vermem. Sadece 'Omar,konuşuyorum' derse 'Dans ediyorum' diye cevaplarım.

Tercüme: Banu Akkor

[yukarı]

Bu Siteyi Kullanarak "koşullarını" kabul etmektesiniz
Warning: include(inc/update_copyright.inc) [function.include]: failed to open stream: No such file or directory in /home/.furstenberg/altugbayrak/ankaratango.com/tango/tango_deneyimi.php on line 256

Warning: include() [function.include]: Failed opening 'inc/update_copyright.inc' for inclusion (include_path='.:/usr/local/php5/lib/php:/usr/local/lib/php') in /home/.furstenberg/altugbayrak/ankaratango.com/tango/tango_deneyimi.php on line 256